gay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2011 Cumartesi

Gay Bir Erkekle Hetero Bir Kadın

Olabilir mi? Oldu! O güne kadar bildiğim tüm doğrular yıkıldı! Her şey O'nun "çok güzel bir kadınsın" demesiyle başladı... Gururum okşandı, teşekkür ettim... Gay olduğundan öylesine emindim ki, konunun hiç üzerinde durmadım. Gel zaman git zaman iltifatların "şiddet"i arttı, "sana bayılıyorum, beni niye ciddiye almıyorsun"lara kadar geldi. Aklım çelindi, acaba gay değil miydi? Gay bir arkadaşıma sordum, "sence o da gay mi?", "tabi ki gay!" dedi. Diğer taraftan O, eski kız arkadaşlarını anlatmaya devam ediyordu...
İçkiliydim, yalnızdım, şefkate hasrettim, kırılgandım. Teklifini kabul ettim, evine gittim. Ve O'nunla seviştim! Üstelik defalarca. Üstelik bir başka gün tekrar, ve sonra tekrar, ve sonra...

Modern insan, şehirli insan, doğadan kopuk insandır. Çok şey bildiğini sanır. Ve çok yanılır! Mesela gay kimdir? Kibar jestleri, abartılı mimikleri olan bir adama bakar bakmaz "bak bu da gay" demek doğru mudur? Bazen bir el hareketi, bazen bir bakışla bir insanın gay olduğuna inanmak, hatta emin olmak... Neye göre veriyoruz bu kararları? Kaçımız kararlarında doğru? Hem bazen insan kendine bile itiraf edemezken, kendi bile kendi arayışının farkında değilken...

Hem acaba gay/biseksüel bir erkekle yatmak, heteroseksüel bir erkekle yatmaktan farklı mıdır fiziksel anlamda? Enerji alışverişi anlamında? Kadınla erkek ying'le yang'se, artı ile eksi ise, kadının kadınla yatması, kadının homoseksüel bir erkekle yatması, erkeğin erkekle yatması beden ve ruhta ne gibi farklar yaratır kadın-erkek birleşmesine göre? Yoksa bunlar da modern karmaşanın yanlış bilgileri mi?

Kaçımız bildiklerinden emin?..

7 Ekim 2011 Cuma

Eşcinselin de Adı Yok!

Türkiye'de azınlık olmak... Farklı olmak... Diğeri olmak... Zor! Çok zordur!

Biz koyun bir milletiz. Sevmeyiz öyle farklılık, değişiklik filan. Standart olacaksın, çok dikkat çekmeyeceksin. Hele ki kız çocuğuysan... Fazla sesli gülmeyeceksin, bacaklarını kapatıp oturacaksın, az biraz okuyacak, yirmilerine gelince "efendi" bir çocukla evleneceksin.

Hele ki erkek çocuğuysan... Büyüklere pipini gösterecek, bir an önce askere gidecek, dönüşte "namuslu" (bakire) bir kızla evleneceksin.

Hele ki gaysen... Kimseye, kendine bile itiraf etmeyeceksin! Heteroseksüelmiş gibi yapacak, evlenip çoluk çocuğa karışacaksın!

Bir çok gay arkadaşım var. Her birinin hayatı ayrı ayrı zor... Kimisi iş yerinde tacize uğruyor, kimisi ailesinin "haydi evlen artık" baskısından bıkkın, kimisi mahalledeki bıçkın delikanlıların laf atmasından bezgin... (ki bu da ayrıca tartışılması gereken bir konu. Ülkemizde "eğer gay'sen, sürekli seks düşünür, seks istersin" gibi tuhaf bir algı var. Tam da bu nedenle homoseksüellere laf atan o "delikanlılar"ı da masaya yatırmak lazım.)

Homoseksüellik ile ilgili internette bir araştırma yapın, hemen göreceksiniz; kaynak çok az, olanlar ise hiç iç açıcı haberlerle dolu değil maalesef. Eşcinsel dernekleri kapatmaya çalışmaları mı dersin, sitelere erişimin durdurulması ve dahi "bu sitelerde ne işin var" denmesi mi... Bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da "ne kadar çok az konuşursak, o derece namusumuzu koruruz" mantığıyla konu kapatılıyor, yok sayılıyor. Askere gitmek istemeyenler, homoseksüel olduklarını fotoğraflarla (!) belgelemek zorunda bırakılıyor! Geçenlerde bununla ilgili çok ironik bir haber vardı; TSK, sanatçı Kutluğ Ataman'ın askerliğe elverişli olmadığını belirttiği raporda, kendisinin eşcinsel evlilik yaptığını belirtmiş ve dolayısıyla eşcinsel evliliği tanımış oluyordu! Yazıyı kaleme alan Ezgi Başaran'ın dediği gibi "bir künt zekalı kabadayı gibi davranırsanız, homoseksüelliği hastalık olarak tanımladığınız raporda eşcinsel evliliği de mis gibi tanımış olursunuz"! Oh olsun!
Bulabildiğim birkaç örnek linki aşağıda verdim. Verdim ki tartıştığımız şeyin ne olduğunu bilelim. Eşcinsel dernekler, eşcinsel hakları, eşcinseller hakkında çıkan bazı yazılar (aralarında 1 adet iyi haber de var, haksızlık olmasın diye onu da koydum!)
Yetkililere sesleniyorum; cinselliği konuşmadığımız/ konuşturtmadığınız için insanlar seks yapmaktan vaz geçmeyecek! Eşcinselliği konuşmadıkça gay sayısı azalmayacak! Kadına şiddet tartışılmadığı için cinayetler durmayacak! Bu kadar devekuşluğu yetmedi mi?

http://www.istanbulgay.com/turkce/hukuk.html
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14574142.asp
http://siyahpembe.org/haberler/siyah-pembe-ucgen-nefret-suclari-konferansindan-cekildi/#more-733
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1064067&Yazar=EZGİ&Date=22.09.2011&CategoryID=97
http://news.turkgayclub.com/turkiye/3737-fatma-sahin-pembe-hayat-escinsel-dernegi-temsilcisini-toplantiya-davet-etti.html

20 Şubat 2011 Pazar

Tüm Kadınlar Potansiyel Birer Lezbiyen! mi acaba...

Küçüklüğümden beri kadın bedeni bana çok estetik gelmiştir. Kimi zaman "acaba biseksüel miyim" diye düşünmüşlüğüm de yok değil... Peki biseksüellik nedir? Peki ya lezbiyenlik? Ne olduğumu, hangi kategoriye girdiğimi bilmek için öncelikle bu kelimelerin altını doldurmak gerekmez mi?

En yalın haliyle lezbiyen, "kadınlardan hoşlanan kadın", biseksüellik ise "hem kadın hem erkeklerden hoşlanan kişi". Buraya kadar bir sorun yok. O halde devreye başka bir soru giriyor. Kadın bedenini estetik, çekici, kimi zaman seksi bulmak, beni lezbiyen ya da belki biseksüel yapar mı? Pek çok heteroseksüel kadın da kadın bedenini hoş bulmaz mı? "Tuhaflık" bende mi?

Dr Ben Greenstein adlı zat, "Erkekler, mutasyona uğramış dişilerdir" buyurmuş. Şöyle ki, cinsiyet, X ve Y kromozomlarından oluşur. İki X biraraya geldiğinde dişi, bir X bir Y biraraya geldiğinde ise erkek meydana gelir. Greenstein'ın açıklamasına göre, "anne karnındaki tüm bebekler ilk dönemlerinde dişidir. Sonradan Y eklenmez ise, bebek dişi olarak kalır, Y eklenirse bebek erkek olur." Ayrıca bir ekleme yapmakta fayda var: "mutasyon derken bir olumsuzlama söz konusu değildir. Burada söylenmek istenen, alt yapılarımızın dişi olduğudur. Bunun böyle devam etmesi halinde kadın, dönüşmesi halinde erkek meydana gelmektedir."


Gay'lik, lezbiyenlik konusuna dönüp, bu hipotezle harmanlayacak olursak, erkeklerin gay'liği ile kadınların lezbiyenliği arasında çok temel bir fark ortaya çıkıyor. Bu hipoteze göre X'ten mutasyona uğrayarak XY olan erkek, eğer mutasyon sırasında, herhangi bir nedenle geçişini-mutasyonunu tamamlayamaz ise gay oluyor.
Kadınlarda böyle bir geçiş söz konusu olmadığından, Dr Greenstein'ın bakış açısından bakarsak "gay'lik psikolojik değil, kromozomlarla ilgili, genetikle ilgili, doğuştan edinilen bir durum iken, kadınlardaki lezbiyenlik psikolojik bir olgudur".

Bugüne kadar, bir kadınla tek ilişkim 6-7 yaşlarındayken evcilik oyunu sırasında "karı-koca" gibi davranıp birbirimizi okşamaktan ibaret. Dolayısıyla bu konuda tecrübem var diyemem. Zaman zaman merak etsem de, beni ne kadar tatmin edeceği konusunda soru işaretlerim var. Yine de "kati suretle mümkün değil" diyecek de değilim. Sekste herşey gibi, bunu da bir gün deneyebilirim ve belki de "işte budur" derim, kim bilir... Ama tüm bunlar, hala daha benim biseksüel olduğumun işareti mi, emin değilim. Konuya Greenstein'ın penceresinden bakıldığında, biseksüel olup olmamam sadece bir "ruh hali"...
Dr Greenstein'ın kitabına ulaşmak isteyenler için