istatistik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istatistik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2013 Perşembe

"Bugün Kadına Şiddet Uygulanmadı Sayın Seyirciler!"

Elime birkaç yeni/ güncel kadın istatistiği geçti; paylaşmak istedim.


"BM Kadının Siyasete Katılım Oranı 2012 Raporu açıklandı: 96 ülkelik listede 90. sıradadayız! Detaya bakınca; Türkiye’nin 550 sandalyeli meclisinde 78 sandalyenin kadın vekillere ait olduğu belirtiliyor. Kadınların kabinede temsil edilme oranlarına bakıldığında ise Türkiye, % 4 oranı ile 90. sırada bulunuyor.

Haritaya göre dünyada kadınların mecliste yer alma oranlarının ortalaması % 19.7. Kadınların mecliste en çok temsil edildiği bölgelerin ortalamalarına bakıldığında ise en başta % 42 ile İskandinav ülkeler gelirken, onları % 22.6 oranıyla Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri takip ediyor.
Mecliste en az kadın milletvekili oranına sahip bölge % 11.3 ile yine Arap ülkeleri. Kadın bakanlara bakıldığında ise ilk 4 sıranın İskandinav ülkeleri tarafından paylaşıldığı, bu ülkelerde (Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda) kabinede yer alan bakanların % 50'den fazlasının kadın olması dikkati çekiyor."


Şimdi biraz da Ka-Der'in Kadına Karşı Şiddet Raporu'na bakalım:


"Türkiye’de resmi rakamlar, son yedi ayda 226 kadının öldürüldüğünü, 478 kadının tecavüze, 722 kadının tacize uğradığını gösteriyor.
• 6 bin 423 kadın ise aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvurmuştur.
• Verilere göre, kadına yönelik cinsel saldırı suçlarında son beş yılda % 30 artış meydana gelmiştir.
• Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi kayıtlarına göre, Şubat 2010- Ağustos 2011 arasındaki 19 ayda 78 bin 488 aile içi şiddet vakası yaşandı. Bu da, kayıtlara geçen haliyle her 10 dakikada bir aile içi şiddet olayının yaşandığı anlamına geliyor.
• Resmi rakamlara göre, 2006’da 663; 2007’de 1011; 2008’de 806; 2009’un ilk altı ayında 950 kadın öldürüldü.
• Yılda yaklaşık 2000 boşanma başvurusunun yapıldığı İstanbul’da başvuruların % 85’inin nedeni  ‘şiddet’.
• Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre, 2002 ile 2009 yılları arasında %1400 artış gösterdi.
• 2007’deki verilere göre her üç kadından biri fiziksel şiddet görüyor. Kocalarından boşanmış kadınların fiziksel şiddet deneyimi % 78.
• Sadece cinsel şiddete maruz kalanların oranı % 15.
• Kentte kadına yönelik fiziksel şiddet oranı % 38, kırsal kesimde % 43.
• 2011’de koruma talep ettiği, savcılığa veya polise şikayette bulunduğu halde ya da sığınma evlerine yerleştirildiği halde 11 kadın öldürüldü, 3 kadın ağır yaralandı.
• 2011’de tecavüz vakaları yine basına az yansıyan haberlerdendi. Buna rağmen, 102 kadın ve 59 kız çocuğunun tecavüze uğraması basında yer buldu."

Rakamlara bakılırsa son 5 yılda cinsel saldırılarda % 30 artış olmuş. Bu konuda yapılan çalışmaların yeterli olmadığı son derece açık. Devlet kürtajı yasaklayıp, Hürrem'in dekoltesini kapatacağına, bu konuya gerekli önemi vermesi gerektiğini ne zaman, kaç kadın daha öldükten sonra anlayacak? Yaklaşmakta olan 8 Mart'ta yine kadınların çiçek, anaların kutsal olduğundan bahsedilecek. Oysa bizim safsatalara değil, somut önlemlere ihtiyacımız var! Acilen! 



daha fazla detay için buraya tıklayın

21 Mart 2011 Pazartesi

Cinsel Eğitim Kim, Biz Kim

Cinsel eğitimin Batı'da bizden çok daha ileride olmasına şaşırmazdım ama Asya ve Afrika ülkelerinde bile bu kadar gelişmiş olması beni epey düşündürdü. Afrika'da çıkış nedeni AIDS; tamam haydi ona da fazla şaşırmayalım (gerçi cinsel eğitime geçmek için ille de AIDS vakalarının çoğalması mı lazım ama neyse). Peki ya Çin? Tayland? Haydi Japonya gelişmiş ülke, peki ya Hindistan?
Biraz istatistiklerden bahsedelim o halde:
Afrika'da hükümetleri WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve Sivil Örgütler ile ortaklaşa yaptıkları program çerçevesinde cinsel eğitim (ve spesifik olarak AIDS'ten korunma yöntemleri eğitim) veriyor. Mısır'da okullarda cinsel eğitim 12-14 yaş arası çocuklara verilmekte.
Asya'ya bakacak olursak, Endonezya, Moğolistan ve Güney Kore'de okullarda cinsel eğitim veriliyor. Hindistan'da 9-16 yaş arası çocuklara cinsel eğitim veriyorlar. Japonya'da 10-11 yaştaki çocuklar cinsel eğitim programı kapsamında boşalma ve adet dönemi hakkında bilgilendiriliyorlar.
Avrupa'yla aramızdaki uçurumu herhalde tahmin edersiniz. Ben yine de birkaç örnek vereyim:
Finlandiya'da önce biyoloji dersinde cinsel organların öğrenilmesi ile başlayan eğitim, ileriki yaşlarda cinsel sağlık ile devam ederken, 15 yaşına gelen çocuklara tanıtıcı "cinsel paket" veriliyor. Pakette cinselliği anlatan bir broşürün yanısıra, bir adet prezervatif (evet hani bizim Selçuk Üniversitesi'nde dağıtılıp da olay olanlardan) ve çizgi roman bir seks hikayesi var.
Fransa ve Polonya'da cinsel eğitim 1973'ten beri müfredatta. Almanya'da 1970'ten beri, İsveç'te ise 1956'dan beri müfredatta cinsel eğitim!
Amerika'da istatistikler eyaletten eyalete değişmekle birlikte, 7-12 yaş arası tüm gençler cinsel eğitim alıyor.
Cinsel Eğitim ve Araştırma Derneği'nce (CETAD) yapılan ankete göre, Türk insanının yüzde 75'i okullarda cinsel eğitim verilmesini istiyor. İtiraf edeyim, bu istatistik bana pek gerçekçi gelmiyor, ben % 50'ye de razıydım ama o kadar bile iyi olduğunu sanmazdım bu rakamların ancak bulduğum haber böyle söylüyor. Mutlu bir şaşkınlık içindeyim!? Ben daha ziyade Okullarda Cinsel Eğitim Cinayettir! türü haberler bulmayı bekliyordum ki sağolsun Doç Dr Ali Murat Yel beni desteklercesine, hemen Google'ıma damladı. Cinsel eğitim 2011'de hala verilmezken, bir "yüksek" eğitim kurumu olan üniversitelerde AIDS'ten korunmaya dikkat çekmek için prezervatif dağıtınca olay oluyor. Hem zaten biz Türk'üz, bize birşey olmaz mantığıyla pek çoğumuz korunmuyoruz.
Değil partnerimizi tanımak, daha kendi bedenlerimizi tanımıyoruz. Hayat Bilgisi dersinde niye hayata dair en temel güdümüz olan seks öğretilmez ki?
Daha fazla bilgi almak isteyenler için link burada
(Fotoğrafların Türkçe'sini bulamadım, bu bile yeterince manidar!)

2 Mart 2011 Çarşamba

Kadının Canı Yok

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaştıkça (ki bu "Gün" ile ilgili düşüncelerimi bilahare başka bir yazımda yazmayı düşünüyorum), kadınlara yönelik haberler artıyor. Gönül isterdi ki bu yazılar yalnızca Kadınlar Günü çevresinde ve çerçevesinde yazılmasın ama bizim Sevgililer Günü'ne de, Anneler Günü'ne de, Kadınlar Günü'ne de ve daha aklınıza gelen her türlü "Özel Gün"e yaklaşımımız budur sevgili okurlar.
Biz daha Fatmagül'ü bir "aşk hikayesi" olarak algılayaduralım, bize taciz ve tecavüzü normalleştirerek kakalamalarını sindireduralım, kadınlarla ilgili tüyler ürpertici cinayetler artmaya devam ediyor.
Birtakım istatistikleri araştırdım, aşağıya linklerini koydum. Detaylı okumak isteyenler buyursun.
Kadının Adı Yok demek cılız kalır maalesef... Kadının Canı Yok!


Haberden, çarpıcı olan bazı rakamları aşağıda alıntı olarak bulabilirsiniz:

Adalet Bakanlığı'nın istatistiklerine göre:


(Fotoğraftaki yazının Türkçesi: Kadınlara Yönelik Şiddet, Evrensel Bir Spordur)

2002’de 66 kadın öldürülürken, bu sayı 2009’un ilk 7 ayında 953'e çıktı.



Kadın cinayetleri sadece 7 yılda %1400 arttı.

2003’te 83, 2005’te 164, 2005’te 317, 2006’da 663, 2007’de 1011 ve 2008’de 806.

Verilere göre, 2002’den Temmuz 2009’a kadar; kadına yönelik şiddet ve cinayetler nedeniyle toplam 12 bin 678 dava açıldı. Bu davalarda 15 bin 564 kişi yargılanırken, bunlardan 5 bin 736’sı mahkum oldu. Bu davalarda bin 859 kişi için beraat, 794 kişi için de denetimli serbestlik kararı verildi. 
Açılan davalardaki dosyalardan 11 bin 216 dosya karara bağlanırken, 6 bin 74 dosyanın yargılamasına devam ediliyor. 
Karara bağlanan dosyalardan 5 bin 483’ünün Yargıtay aşaması da tamamlanırken, mahkemelerin karara bağladığı 4 bin 592 dosya Yargıtay’da onay bekliyor.

Uçan Süpürge Projeler Koordinatörü Ürün Güner'in verdiği bazı rakamlar da şöyle:
İlkokul çağındaki kız çocuklarının % 60'ı öğrenime devam edemiyor.

İş gücüne katılan kadınların oranı 2008 yılı itibarıyla % 21,9'.

Türkiye'de 81 ilin 2'sinde kadın belediye başkanı görev yapıyor; 49 ilin yerel yönetiminde ise karar mercisinde hiç kadın yer almıyor.

Türkiye'nin yurt dışında temsilinde 166 büyükelçiden sadece 15'i kadın.

Yargı sisteminde kadın çalışan oranı %27


Ocak 2009’da yayımlanan “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Raporu”na göre:

Evli kadınların % 15’i eşinin cinsel şiddetine maruz kaldığını belirtiyor. 
En düşük oran % 9 ile Marmara’da, en yüksek oran ise % 29 ile Kuzeydoğu Anadolu’da. 
Fiziksel şiddet yaşayan kadınların oranı % 42 ve en sık 40-59 yaş grubu şiddete maruz kalıyor. 
İlkokul düzeyinde eğitimi olan kadınlarda şiddete maruz kalma oranı yüzde 56 iken, lise mezunu-üniversite eğitimli olanlarda yüzde 32.