orgazm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orgazm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2012 Pazar

Orgazm Bar

Boşuna demiyoruz şu Japonlar bir acaip diye... Striptizli Haber Programı'ndan sonra şimdi de Kadınlara Özel Mastürbasyon Bar açmışlar Tokyo'ya. Japonya'da bir ilk; hatta yanılmıyorsam dünyada da benzeri yok. Duvarlarda vibratörler asılı, seç beğen al. Kadınlar bara tek veya gruplar halinde gelebiliyor ancak erkekler, yanlarında kadın olmaksızın giremiyorlar buraya. Kapıda güvenliği de polis sağlıyor. Yani Japonya cinsel devrim konusunda bize yine tur bindirdi! Devlet destekli seks konusunda 2-0 olduk! Biz daha mastürbasyonu kendi aramızda konuşamazken, "ne mastürbasyonu?! yok ben yapmıyorum" derken, adamlar kadın rahatlasın diye bar açmış, her renk ve çeşit vibratörü duvarlara dizmiş, içkileri yudumlarken bir yandan da yeni çıkan modelleri inceleyip deniyorsun.



Japonlar'ın seksle olan bu ilişkisini sosyolojik açıdan ayrıca incelemek gerek. Bu şaşırtıcı rahatlık, kadının genlerindeki yüzlerce yıllık geyşa bilgisinden mi geliyor? Erkeğe hizmet etme düşüncesiyle barışık olma halinden gelen bir rahatlık mı acaba? Erkeklerin hoşuna giden tam da bu mu yoksa? Bu kadar geleneksel bir toplumun bu kadar rahat bir seks algısının olması tuhaf bir ikilem. Tuhaf ama sağlıklı. Seks kelimesini duyduğumuz an devekuşu gibi kafasını gömen bizlerden çok daha sağlıklı... Seksi konuşuyorlar, düşünüyorlar, bara gidip inceliyorlar, deniyorlar, tartıyorlar... Kadınların zevk almasına çalışıyorlar. Çünkü ancak tatmin olmuş bir kadın mutlu ve sağlıklıdır. Ve erkeğine de zevk verir, onu tatmin etmeye çalışır. Sağlıklı bir toplumda seks "yok" olamaz, seks vardır, bağıra bağıra vardır hem de! Konuşarak, tartışarak, dokunarak vardır hem de. Öyleyse haydi herkes Orgazm'a!

 

8 Şubat 2011 Salı

Oral Seks: Yöneten misin Yönetilen mi?

Oral seksi oldum olası çok "özel" bulmuşumdur. Aslında tam olarak aradığım kelime, özelden ziyade İngilizce'de intimate denen bu kelime. Herhangi bir birleşmeden, her türlü pozisyondan daha samimi, daha sıcak, daha hislerine yer verdiğin... Öyle herkese yapmayacağın, yaptırmayacağın... Sevdiğin adama "seni seviyorum" demenin en erotik yolu bence. Hani gecelik bir ilişki yaşarsın da, sonra sokakta yürürken elele tutuşmazsın, "hani dün geceki aşk çocuğundan eser yok şimdi" dersin, oral seks de öyle bana göre, herkesle yapamazsın, herkese yapamazsın...
Oral seksin duygu yönü böyle. Peki ya psikolojik yönü? Erkeklerin de, kadınların da bu konudaki görüşleri kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Hem tecrübelerim, hem okuduklarım, hem arkadaşlarımla ve partnerlerimle tartıştığım kadarıyla söyleyebileceğim; genel kanı oral seks yapan kişinin, oral seks yaptığı sırada yönetilen olduğu... Erkeği ele alalım. Kadın eğilmiş, o iktidar sahibi, dimdik siki yalıyor. Erkek ise elini kadının saçına dolamış, bir eliyle saçlarını çekiştirip, kadının kafasını daha da daha da ittirirken, diğer eliyle kadının kıçını şaplaklıyor. İktidar onda, tüm heybetiyle. Öyle değil mi?
Değil işte! Bana göre, değil! O an bütün ipler bende aslında. Onunla bir oyuncak gibi oynamak, istediğim zaman durup, "haydi devam et" diye yalvartmak, sonra ağzımdan çıkartıp biraz oyalamak, sonra yine yine... Hele bir de adamın bileklerini tek elimle tutup onu iyice etkisiz hale getirdim mi... Kim bana yönetilen olduğumu iddia edebilir?..
Sanıyorum erkeklerin büyük bir çoğunluğu, kadına oral seks yaparken, aksini düşünüyor, yani yönetilen olduklarını. Hatta, tam da bu sebeple sevmiyorlar oral seks yapmayı. Sevmeyenler için söylüyorum: beyler, kadınların büyük bir çoğunluğu vajinal orgazm olamıyorlar. Bu nedenle oral seks bizler için bulunmaz bir hazine! Eğer sorun iktidarsa, siz de kadınınızı hem bulutlarda uçururken, hem de ufak taktiklerle "yönetmen" koltuğuna oturabilirsiniz. Ellerini bağlamak bir yöntem olabilir mesela, ve hatta gözlerini.
Tabularınızı kırın, pişman olmayacaksınız!
(To Die For filminde Nicole Kidman'ın Joaquin Phoenix'e oral seks yaptığı bir sahne vardı. Bir anda durup "kocamı öldür" dediğinde Joaquin Phoenix "herşeyi yaparım, yeter ki devam et" diye inliyordu. Maalesef fotoğrafını bulamadım, iyisi mi siz bu filme bir göz atın).

5 Şubat 2011 Cumartesi

Orgazm Olamayan Kadın Yoktur, Orgazm Edemeyen Erkek Vardır

Aha dedim işte! Şimdi bir kısım erkek bu başlığa sinir oldu, başka bir kısım ise "benden bahsetmiyor" diye omuz silkiyor. İndir o omzu, hepinize söylüyorum.
Yapamıyorsunuz beyler, yaptığınızı sanıyorsunuz. Biz kadınlar orgazm taklidi yapma konusunda çok ama çok ustayız. "Beni kandıramazsın, ben oradaydım, kendi gözlerimle gördüm işte, hatun titriyordu zevkten" diyorsunuz biliyorum, yalaaan, hepsi yalan!

Erkeğin egocuğu o kadar önemli ki, hele ki ülkemizde, biz kadınlar küçüklüğümüzden beri geyşalar gibi eğitim alıyoruz, aman erkeğine karşı gelme, aman ona saygı dıuy, ondan önce evde ol, onu kapıda karşıla, öyle yap böyle yap... Aman o erkektir, ona karşı asi olma... Bak hep bu uysallıktan, asi olmamaktan geliyor biliyor musun, bütün mevzu gelip buraya dayanıyor aslında. Adama karşı gelme, alttan al, pohpohla filan falan derken, kalkıp da "yine yapamadın işte, orgazm olmadım" diyemiyor kadın kısmı. Aslanım, kaplanım diyor, çok iyiydin... Beriki daha da havalanıyor, "kaç kere geldin?", kadında cevap hazır "saymadım!". Ba ba ba ba, saymamışmış, o derece diyorsun, yapma yaaa!

Ben kaç kere bilirim adam işini bitirip tuvalete gittikten sonra gizli gizli mastürbasyon yapıp 30 saniyede işimi hallettiğimi. Yok arkadaş, erkek kadını kadının istediği gibi sikemiyor! (tamam haydi istisnalar kaideyi bozmasın, o da senin hatrın için.)
 Biz kadınlar bu konuyu nasıl çözeceğiz bilemiyorum, bu konu çözülebilecek mi hiç? Çok umutsuzum bu konuda... 2011 Türkiye'sinde hala çocuklara, hatta büyüklere cinsel eğitim bile verilmiyor, el yordamıyla, arkadaştan, eşten dosttan, internetten okuduğumuz birşeyler yapıyoruz. Bloglar birazcık umutsuzluğumu gideriyor, bu konuyu tartışan birkaç birileri varmış, yalnız değilim diyorum ama biz de kendi kendimize söyleyip kendi kendimize okuyoruz. Dışarıda kaç milyon adam var, onları nasıl "adam" edeceğiz?
(Bu konuda daha yazacak çok şey var ama şimdilik diyeceklerim budur.)

2 Şubat 2011 Çarşamba

Zevk Almayı Biliyor muyuz?

Önceki postumda yazmıştım, kendimi bildim bileli sekse meraklıyımdır, hem düşünme bazında, hem bizzat tatbik etme konusunda. Okurum, araştırırım, bedenimi incelerim, aynada uzun uzun... Merak ediyorum, bu yazıyı okuyan sen, hiç bacaklarını açıp oturdun mu ayna karşısına? Baktıysan, mutlu azınlıktansın, gel beri, seninle konuşacaklarımız var. Bakmadıysan, işte senle daha da çok konuşacaklarımız var.
Herkes kendini "ben yatakta çok iyiyim" sanır, yada herkes değilse de, çoğunluk... Peki daha bedenimizi bile tanımadan, onu yatakta nasıl iyi kullanabiliriz ki? Kitaptan okumakla olmaz ki, her bedenin, her ruhun zevk alma noktaları ayrı, bunun herkese uygulanabilecek tek bir kuralı yok ki... Kendini tanımayan, kendini, bedenini tanımayan, okşamayan, sevmeyen sen, nasıl zevk alabilirsin ki?
İnsan bildiği kadar vardır. Bugüne kadar zevk sandığın şey belki de gerçek hazzın yalnızca onda biri, kim bilir...


Kendi adıma konuşursam ben ilk orgazmımı 26 yaşında yaşadım. 6 yaşından beri mastürbasyon yapan ben, gerçek hazzın, o güne kadar yaşadığım zevklerin meğerse orgazm olmadığını, "gelmek" ile "orgazm olma"nın birbirinden farklı olduğunu o zaman farkettim.
Sen de şimdi bir ayna karşısına geç, kendini uzun uzadıya incele. O çok kıymetli bir hazine...