taciz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taciz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2012 Perşembe

Tekrar Soruyorum, Kadınlar Günü mü?

Geçen yıl bu zamanlarda yazdığım "Kadınlar Günü" yazılarından bu yana hiçbir şeyin düzelmediğini, aksine kötüye gittiğini görmek beni son derece demotive ettiğinden sabahtan beri ne yazacağımı düşünüp duruyorum. "Kadınlar Günü? Niye ki?"  diye sormuştum geçen yıl, hala soruyorum.
Geçen seneden bu yana ne değişti, söyleyeyim. Başbakanımız "Kız mıdır kadın mıdır belli değil" dedi, yargı "N.Ç.'ye ve daha nicelerine tecavüz eden adamları sokağa saldı, otobüste öpüşen gençler linç edildi, 8 Mart Kadınlar Günü'nde (ironiye bakın ki) Femen grubu soyunup protesto gösterisi yaptığı için apar topar karakola alındı. (Madem yaka paça içeri alacaklardı, niye gösteri yapmalarına izin verdiler konusunu ayrıca tartışmak gerek).
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum: Ben hala hangi kadın gününü kutluyorum? Hala hayatta olmamı mı kutluyorum? Erkekler beni henüz öldürmediği için müteşekkir mi olayım? Halaylarla mı kutlayayım? Tacizlerini görmezden mi geleyim? Onların seks ihtiyaçlarını "ne de olsa erkek" diye legalize ederlerken, benimkini orospuluk olarak görmelerini doğal mı karşılayayım?
Sorarım size, tam olarak neyi kutluyoruz?

25 Aralık 2011 Pazar

"Kontrol Sen'de Başlar"

controltonight.com diye bir site yapmış Amerikalılar, özetle "kontrolünüzü kaybedecek kadar içip, pişman olacağınız şeyler yapmayın" diyor. Pişman olacağınız şeyler trafik kazasından tutun da, taciz hatta tecavüze uğramaya kadar gidiyor. Adım adım "ne yapsaydınız olayı nasıl engelleyebilirdiniz"i göstermişler.


Ancak taciz ve tecavüz kurbanı bir grup insan siteye epey tepki göstermiş. "Ne yani, içmeseydik başımıza bunlar gelmeyecek miydi? Yaşadığımız şeyi nasıl bu kadar basite indirgersiniz" ve benzeri tepkiler var. Bu da başlı başına bir tartışma konusu kuşkusuz ancak ben en azından yetkililerin bu tür bir reklam kampanyası yapmalarını doğru buldum. "Reklamın iyisi kötüsü olmaz" sözüne ne derece katılırsınız bilmem ama bu kampanyanın dikkat çektiği kesin; zaten hedef tam da bu!
Ülkemizdeki gibi, bu tür konuların yok sayılmasındansa, controltonight.com gibi kampanyaların yapılmasını tercih ederim!



2 Mart 2011 Çarşamba

Kadının Canı Yok

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaştıkça (ki bu "Gün" ile ilgili düşüncelerimi bilahare başka bir yazımda yazmayı düşünüyorum), kadınlara yönelik haberler artıyor. Gönül isterdi ki bu yazılar yalnızca Kadınlar Günü çevresinde ve çerçevesinde yazılmasın ama bizim Sevgililer Günü'ne de, Anneler Günü'ne de, Kadınlar Günü'ne de ve daha aklınıza gelen her türlü "Özel Gün"e yaklaşımımız budur sevgili okurlar.
Biz daha Fatmagül'ü bir "aşk hikayesi" olarak algılayaduralım, bize taciz ve tecavüzü normalleştirerek kakalamalarını sindireduralım, kadınlarla ilgili tüyler ürpertici cinayetler artmaya devam ediyor.
Birtakım istatistikleri araştırdım, aşağıya linklerini koydum. Detaylı okumak isteyenler buyursun.
Kadının Adı Yok demek cılız kalır maalesef... Kadının Canı Yok!


Haberden, çarpıcı olan bazı rakamları aşağıda alıntı olarak bulabilirsiniz:

Adalet Bakanlığı'nın istatistiklerine göre:


(Fotoğraftaki yazının Türkçesi: Kadınlara Yönelik Şiddet, Evrensel Bir Spordur)

2002’de 66 kadın öldürülürken, bu sayı 2009’un ilk 7 ayında 953'e çıktı.



Kadın cinayetleri sadece 7 yılda %1400 arttı.

2003’te 83, 2005’te 164, 2005’te 317, 2006’da 663, 2007’de 1011 ve 2008’de 806.

Verilere göre, 2002’den Temmuz 2009’a kadar; kadına yönelik şiddet ve cinayetler nedeniyle toplam 12 bin 678 dava açıldı. Bu davalarda 15 bin 564 kişi yargılanırken, bunlardan 5 bin 736’sı mahkum oldu. Bu davalarda bin 859 kişi için beraat, 794 kişi için de denetimli serbestlik kararı verildi. 
Açılan davalardaki dosyalardan 11 bin 216 dosya karara bağlanırken, 6 bin 74 dosyanın yargılamasına devam ediliyor. 
Karara bağlanan dosyalardan 5 bin 483’ünün Yargıtay aşaması da tamamlanırken, mahkemelerin karara bağladığı 4 bin 592 dosya Yargıtay’da onay bekliyor.

Uçan Süpürge Projeler Koordinatörü Ürün Güner'in verdiği bazı rakamlar da şöyle:
İlkokul çağındaki kız çocuklarının % 60'ı öğrenime devam edemiyor.

İş gücüne katılan kadınların oranı 2008 yılı itibarıyla % 21,9'.

Türkiye'de 81 ilin 2'sinde kadın belediye başkanı görev yapıyor; 49 ilin yerel yönetiminde ise karar mercisinde hiç kadın yer almıyor.

Türkiye'nin yurt dışında temsilinde 166 büyükelçiden sadece 15'i kadın.

Yargı sisteminde kadın çalışan oranı %27


Ocak 2009’da yayımlanan “Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Raporu”na göre:

Evli kadınların % 15’i eşinin cinsel şiddetine maruz kaldığını belirtiyor. 
En düşük oran % 9 ile Marmara’da, en yüksek oran ise % 29 ile Kuzeydoğu Anadolu’da. 
Fiziksel şiddet yaşayan kadınların oranı % 42 ve en sık 40-59 yaş grubu şiddete maruz kalıyor. 
İlkokul düzeyinde eğitimi olan kadınlarda şiddete maruz kalma oranı yüzde 56 iken, lise mezunu-üniversite eğitimli olanlarda yüzde 32. 

24 Şubat 2011 Perşembe

Tacizden Korunmak İçin SOYUN!

Geçende yine şu Prof. Çeker'in tacizle ilgili talihsiz beyanatını tartışıyoruz aramızda. Sevdiğimiz bir ağabeyimiz dedi ki "erkek beyni nasıl işler bak ben size anlatayım. Mesela yazın, plaja gittik, ilk yarım saat bütün bikinilileri tarar gözlerimiz. Ama sonra görüntüye uyum sağlar, alışırız. Bir süre sonra üstsüzleri bile "müstehcen" algılamayız. Buraya kadar tamam mı? Hah, şimdi oradan giyinik bir kadın geçsin, bir de rüzgardan eteği açılsın, bikiniliye bakmayan biz erkekler, açılacak etekten görünecek azıcık bacağı hayal ederiz!".

Bu, daha önceden düşünmediğim, aslında burnumun ucunda olan, çok basit bir açıklamaydı. Bundan ne çok sektör türediğini, ne çok ekmek yendiğini düşünsenize!
Erkek beyni, kadın sahneye çırılçıplak gelse beğenmez ama striptiz yaparsa bayılır. Yatağa çıplak gelirse beğenmez ama hafif içi görünen bir gecelik giyerse delirir.
Demek ki neymiş, tacizden korunmak istiyorsak anadan üryan gezeceğiz!
Beyler, sözüm size; Bedenim müstehcen değil, beyinleriniz müstehcen!

16 Şubat 2011 Çarşamba

Türkiye Erotik Film Festivali

Ülkemde üniversite profesörleri tecavüzü kadınların dekoltesine bağlayadursun , dünyanın çeşitli yerlerinde her sene erotik fuarlar, erotik film festivalleri gerçekleştiriliyor. Aşağıdaki bu erotik film festivali posterini çok beğenirim. Ülkemizde de nicelerinin yapılacağı günler olması ümidiyle...